Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X
Post

Suçların İçtimaı Nedir?

ceza

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Birinci Kitap’ının “Ceza Sorumluluğunun Esasları” başlıklı İkinci Kısımı’nın 5. bölümünde ele alınan suçların içtimaı kavramının tam olarak anlaşılabilmesi için öncelikle bu kavramı oluşturan sözcüklerin kelime anlamlarının ifade edilmesinde fayda olduğu kanaatindeyim.

Kanun koyucu tarafından sonucu bir yaptırıma (ceza, güvenlik tedbiri vb.) bağlanmış olan davranışlara suç adı verilmektedir.

İçtima, kelime anlamı olarak kavuşum, toplanma, bir araya gelmeyi ifade etmektedir.

Suçların içtimaı, suçların bir araya gelmesi, suçların toplanması olarak ifade edilebilir.

Türk Ceza Kanunu, 42., 43. ve 44. maddelerinde suçların içtimaını düzenlemiştir. Buna göre suçların bir araya gelmesi toplanması 3 şekilde mümkündür. Bunlar:

1. Bileşik Suç m.42
2. Zincirleme Suç m. 43
3. Fikri İçtima m.44

Bileşik Suç:

Kanun bileşik suçu “Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir.” şeklinde tanımlamıştır.

Doktrinde bileşik suç tanımlanırken kanunun aksine fiil kavramından değil suç kavramından yola çıkılarak tanımlama yapılmıştır. Bkz: Mürekkep suç iki suçtan meydana gelen bir suç tipidir, şöyle ki, bu iki suçtan biri diğerinin ya unsurunu ya da ağırlatıcı sebebini teşkil eder. Bileşik suç, birden çok suçun bir suçta birleşmesini ifade eder. Yasada öngörülen suç tanımlarından birinin diğerinin unsuru veya ağırlatıcı nedeni olmasına mürekkep suç denir.

Bu hususta doktrine katılmamak mümkün değildir. Nitekim suç oluşturmayan bir fiil kuşkusuz ki başkaca bir fiilin ağırlaştırıcı nedeni yahut unsuru olabilir. Bu nedenle “fiil” kavramı yerine “suç” kavramının ele alarak yapılan tanım gerçeğe daha yakın olmaktadır.

Bu suçlara içtima hükümleri uygulanmamaktadır. Bu suçlar 2 şekilde ortaya çıkabilmektedir.

1. Bir suçun diğerinin ağırlaştırıcı nedeni olması. Örneğin, konut dokunulmazlığının ihlali bir suçtur. Hırsızlık ise ayrı bir suçtur. Ancak hırsızlık suçunun konut dokunulmazlığının ihlali suretiyle işlenmesi halinde sanık bu 2 ayrı suç için ayrı ayrı cezalandırılmaz, hırsızlık suçununun nitelikli hali olan özel hükümden cezalandırılır.

2. Bir suçun diğerinin unsuru olması. Örneğin, tehdit ederek bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılma durumunda hırsızlık bu suçun bir unsuru olmasına karşın ayrıca cezalandırılmaz, sanık yağma suçundan cezalandırılır.

Zincirleme Suç:

Kanun zincirleme suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumu olarak tanımlamaktadır.

Kanun, zincirleme suçu tanımlarken “aynı suçun icrası kapsamında” ifadesini kullanmıştır. Buradan varılacak sonuç, bu hükümlerin taksire işlenen suçlarda uygulama alanı bulmayacağı ve yalnızca kasten işlenen suçlar için geçerli olacağıdır. Zira sanık, bir suç işleme kastıyla hareket etmekte ve bu suçu işlemek adına bazı eylemleri gerçekleştirmektedir.

İcrasına başlanmış olan suçların tamamlanıp tamamlanmamış olması bu hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. Suçun icrası kapsamında girişilen eylemlerden biri teşebbüs aşamasında kalsa dahi zincirleme suça ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, ceza gerektiren her sonucun bağımsız olarak ayrı ayrı cezalandırılmasına ilişkin ilkenin geride bırakılarak birden çok sonuca neden olan fiil/fillerden dolayı sanık hakkında tek bir cezaya hükmedileceğidir. Ancak verilecek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılacaktır.

Zincirleme suça temel oluşturan unsur mağdur değildir. Nitekim Kanun aynı maddenin 1. Fıkrasının son hükmünde mağduru belli olmayan suçlar için de bu hükmün uygulanacağına hükmetmiştir.

Suçların zincirleme şeklinde birleşmesinin bir diğer hali de aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi halidir. Örneğin, bir konferansta kürsüde konuşma yapmakta olan bir kişinin konferansın tüm katılımcılarına yönelik bir hakarette bulunması. Bu durumda tek bir fiil vardır ancak suç birden fazla kişiye karşı işlenmiştir. Kanun 43. Maddenin 2. Fıkrasında bu hallerde de zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanacağını yani birden fazla suç için tek bir cezaya hükmedileceğini ifade etmektedir.

Zincirleme suça ilişkin hükümler, mahiyeti Kanun Koyucu tarafından yüksek tutulmuş olan bazı suçlarda uygulama alanı bulamamaktadır. Bu suçlar, kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarıdır.

Cinsel suçlar ile ilgili olarak bu hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı hususu doktrinde tartışmalıdır. Yargıtay birden fazla işlenen cinsel suçların tek fiil sayılmaması görüşündedir. Bu nedenle cinsel saldırı suçlarına da 43. maddede yer alan şartların varlığı halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.

Fikri İçtima:

Fikri içtima, tek bir fiil ile birden fazla ve farklı suça sebebiyet verilmesi halinde uygulama alanı bulmaktadır. Sanık, söz konusu tek fiil ile sebep olduğu birden fazla suçtan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacaktır. Örneğin, bir kişiyi öldürmek amacıyla ona ateş eden kişinin atmış olduğu kurşun hedef alınan kişinin ölümüne sebebiyet verdikteb sonra sapar ve bir başka kişinin yaralanmasına da sebebiyet verirse bu durumda sanık, kasten adam öldürmeye ilişkin hükümler ile cezalandırılacaktır.

Fikri içtima hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın, birinci suçu işleme kastı ile hareket etmesi gerekmektedir. Yukarıda örnek üzerinden anlatmak gerekirse, hedef alınan kişinin öldürülme kastı ile hareket etmesi gerekmektedir. Ancak fail tek bir fiile aynı zamanda hedef almış olduğu kişinin yakınında olan kişinin yaralanmasını da kastetmekte ise fikri içtima hükümleri uygulama alanı bulmayacak dolayısıyla her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılacaktır.

Av. Özge Demirel

  • Teşekkürler. Çok güzel açıklamış sınız

    erdal

    06 Temmuz 2016

Leave a comment  

name*

email*

website

Submit comment